Türkiye Akkuyu Nükleer Santrali ile Ne Kazanacak?

Nükleer enerji Türkiye için gerekliliktir, demiştim dün. Büyüme hızımız, elektrik tüketimimiz dikkate alınınca nükleer enerji tek çıkar yol olarak karşımıza çıkıyor. Bugün ise, Mersin Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santral projesinden bahsedeceğim. Proje hakkında söylenecek birçok şey var. Özetlemek gerekirse, Akkuyu nükleer santrali başarısız bir proje olma yolundadır.

Akkuyu nükleer santrali bir yönden dünyada ilk ve tek olacak. Bir ülke sınırları içinde bulunup da, sahibinin bir başka ülke olduğu dünyanın ilk ve nükleer santralı olacak. İmzalanan anlaşmaya göre, kurulması planlanan 4800 MW gücündeki 2 reaktör, yardımcı tesisler, reaktörlerin üzerinde bulunduğu mülk ve üretilen elektriğin sahibi Rus şirketi olacak. Bu şirket sadece bu proje için Rusya devleti tarafından kurulacak ve hisseleri %100 Rusya’ya ait olacak. Hatta, Rusya istese dahi hisselerin %51’inden fazlasını Türk tarafına devredemeyecek anlaşma maddesine göre.

Türkiye şirketten kurulacak birinci ve ikinci ünitenin üreteceği elektriğin; % 70’ini, üçüncü ve dördüncü ünitelerin de; %30’unu 15 yıl boyunca kWsaat’i 12.35 ABD centi fiyatından alacak. 15 senenin ardından şirket elde ettiği karın %20’sini Türkiye tarafına aktaracak.

Şimdi biraz hesap yapalım. Elimizdeki veriler:

  • 4800 MW kurulu güç (4.800.000 KW),
  • 15 sene süreyle üretilen elektriğin %50’si 12.35 kW/h’den Türkiye’ye satılacak,
  • Nükleer santral için tahmin edilen %90 kapasite faktörü
  • Bir yılda toplam saat 8640
  • Santrali ortalama maliyeti 20 milyar ABD doları.

Rusya’nın 15 yıl boyunca üretilen elektriğin %50’sinin satışından elde edeceği kazanç aşağıdaki gibi:

0.1235 * 8640 * 4800000 * %50 * %90 * 15 = $34.572.096.000

Rusya için gerçekten karlı bir yatırım Akkuyu nükleer santrali. Fakat Türkiye için aynısı geçerli değil. Türkiye böyle bir projeden ancak ve ancak nükleer enerji teknolojisinin aktarımı ile karlı çıkabilirdi. Mevcut anlaşmada bu konular tam olarak netleşmemiş.

Santral esasen Rus mühendis ve işçileri tarafından çalıştırılacak. Kademeli olarak Türk mühendis ve işçilerinin de istihdam edileceğine dair bir iyi niyet maddesi mevcut anlaşmada. Fakat bunların niteliği ve sayısı hakkında bilgi yok.Yani Ruslar istedikleri takdirde nükleer enerjiyi bize öğretmeden santrali işletebilirler. Türkiye ise sadece pahalı nükleer elektriği ve ülke sınırları içerisinde bir nükleer santral bulundurma riskiyle kalır.

Aşağıda anlaşmadan bazı alıntılar var. Söylediklerimi belgesiyle
 destekliyorum:
1. Türk Tarafı, sahayı mevcut lisansı ve mevcut altyapısı ile birlikte bedelsiz olarak, NGS’ninsöküm sürecinin sonuna kadar Proje Şirketi’ne tahsis eder. Santralin kurulacağı ve Türkdevletine ait ilave arazi de Proje Şirketi’ne bedelsiz olarak tahsis edilir. Gerekli olursa, ProjeŞirketi, ilave arazi için Orman Fonu’na gerekli ödemeleri yapar.
5. Taraflar, Türk vatandaşlarının ücretsiz olarak eğitilmesinde ve NGS işletmegereksinimlerinde büyük ölçüde istihdam edilmesinde mutabakata varmışlardır. Sözkonusu eğitim, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, Türk Tarafı’na mali yük getirmeden sahada tam donanımlı simülatör kurulmasını da kapsar.
1. Türk Tarafı, Proje Şirketinin Enerji Piyasası Düze nleme Kurumu’ndan elektrik üretimi lisansı almasından sonraki otuz gün içinde, Ünite 1, Ünite 2, Ünite 3 ve Ünite 4 için sabit miktarlı elektriğin satın alınması amacıyla, TETAŞ’ın, Proje Şirketi ile ESA imzalamasını sağlar. 5. TETAŞ, Proje Şirketi’nden, ESA’da belirtildiği şekilde, NGS’de üretilmesi planlanan elektriğin sabit miktarını -Ünite 1 ve Ünite 2 için % 70’ini (yüzde yetmiş) ve Ünite 3 ve Ünite 4 için % 30’unu (yüzde otuz)- her bir güç ü nitesinin ticari işletmeye alınma tarihinden itibaren 15 (on beş) yıl boyunca 12.35 (on iki nokta otuz beş) Amerika Birleşik Devletleri (ABD) senti/kWh ağırlıklı ortalama fiyattan (Katma Değer Vergisi dahil değildir) satın almayı garanti eder.
3. Proje Şirketi, Rus Tarafı’nca yetkilendirilen şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak başlangıçta % 100 (yüzde yüz) hisse payı ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti kanunları ve düzenlemeleri kapsamında anonim şirket şeklinde kurulur.4. Rus Yetkili Kuruluşları’nın Proje Şirketi’ndeki toplam payları, hiçbir zaman %51’den (yüzde elli birden) az olmaz. Proje Şirketi’nin geride kalan azınlık hisselerinin dağıtımı, her zaman, ulusal güvenlik ve ekonomi konularında ulusal çıkarların korunması amacıyla Taraflar’ın rızasına bağlıdır. 

Nükleer Enerji Gerekliliktir

Nükleer enerji hakkında birçok yanlış fikir var toplumda. Her önemli, milli meselede olduğu gibi, bu konu da siyasallaştırıldı. Bazı partiler için oy kapısı haline geldi. Bazıları için ise iktidara saldırma aracı oldu. Sonuçta, yine, gerçekler unutuldu, hesap, kitap bırakıldı. Bu yazıyı gerçeklere dikkat çekmek için yazıyorum.

Önce, şunu belirteyim, Dünya Bankası’na göre, kişi başına düşen elektrik tüketimi ülkeler için bir gelişmişlik göstergesidir. Şimdi de aşağıdaki tabloya bakalım.

Kişi Başına Düşen Elektrik Tüketimi - Türkiye ve Dünya Ort.

Türkiye, maalesef, dünya ortalamasının altında. Yani gidilecek çok uzun bir yol var. Dünya ortalamasıyla kıyasın sağlıklı olmadığını düşünüyorsanız, başka ülkeleri deneyin. Hiç tahmin edemeyeceğiniz ülkeler Türkiye’den bu konuda önde. Google bu konuda çok güzel bilgileri kullanıma açmış:

http://www.google.com/publicdata/explore?ds=d5bncppjof8f9_&ctype=l&strail=false&nselm=h&met_y=eg_use_elec_kh_pc&hl=tr&dl=tr#ctype=l&strail=false&nselm=h&met_y=eg_use_elec_kh_pc&scale_y=lin&ind_y=false&rdim=country&idim=country:TUR&tdim=true&tstart=662688000000&tunit=Y&tlen=17&hl=tr&dl=tr

Ülkemizin toplam elektrik üretimi kurulu kapasitesi 41.744 MW’tır. Yıllık üretim 2008 rakamlarına göre 198.2 milyar kWh’tır. 2008 yılında üretim bir önceki yıla göre %3.5 artış göstermiştir. Bu yükseliş trendinin devam etmesi durumunda 2020 ihtiyaç duyulacak üretim 440.1 milyar kWh güç ise 96.000 MW olacaktır (  (1 + 0.035)^12 * 41 744 = 64975.952 — ben böyle hesapladım) (1).

Aynı kaynaktan devam edersek, bugün itibariyle 2013 yılına kadar devreye alınması planlanan toplam güç 12.600 MW olarak hesaplanmıştır. 2014 yılında devreye alınması planlanan Mersin Akkuyu’daki nükleer reaktörler ise 4.800 MW güce sahip olacaktırlar.

Gördüğünüz gibi, Akkuyu’da kurulacak olan reaktörler dahi enerji açığımızı kapatamayacak (30.000 MW açık kalıyor). Aynı büyüme hızını korumak için çok acil enerji yatırımlarına ihtiyacımız var. Tek bir yatırımla yüksek kapasite elde etme özelliğine sahip nükleer reaktörler de tek çıkış kapısı gibi gözüküyor. Yani Akkuyu’daki reaktörler yetmez, dahası da lazım.

Şu noktada, denilecek ki, Türkiye’mizin güzel yurdumuzun onca dağı ovası tepesi var. Buralara yazın güneş gelir, kışında rüzgar çok sert eser buralarda, denilecek. Ben de çok isterdim sizin yanınızda olmayı. Nükleere gerek yok, rüzgar güneş yeter diyorlar. Ne de güzel bir söylem. Bütün problem bir anda çözüldü.

İşler göründüğü kadar kolay olmuyor realiteye gelince. Teknik olarak, ülkemizin elektriğinin tamamının rüzgar ve güneş enerjileriyle üretilmesi imkansız. Tamamını boşverin, çok cüzî bir yüzde ancak rüzgar ve güneş dayalı olabilir. Çünkü, rüzgar enerjisi ve güneş enerjisine dayalı olarak çalışan santraller yıl boyunca aynı düzeyde enerji üretemezler. Rüzgar türbinlerinin kapasite faktörü ancak %40 düzeylerindedir. Güneş enerjisi ile elektrik üreten paneller ise çok daha az verimlidir. Bu enerji türleri dalgalı voltaja sahiptir. Dalgalı voltajda elektrik üretimi bir ülkenin şebekesinin ancak %10-15’ini oluşturmalıdır. Daha fazlası teknik olarak mümkün değildir (baz yük ve puant yükle ilgili hadiseler bunlar, ben de yeterince detaylı olarak bilmiyorum). Dünya’da tüm elektriğini bu enerjilerden üreten bir ülke örneği de yoktur.

Sonuçta, kısa vadede Türkiye için nükleer enerji gereklidir (Akkuyu’daki nükleer santral projesini destekliyorum ama hakkında eleştirilerim de var, artık başka bir yazıya). Bu yatırımı geciktirmek, Türkiye’nin önüne engel koymaktır. 2020 yılında evinizde mumla oturmak istemezseniz, başka çaremiz yok.

Kaynakça:

1.Elektrik Üretim A.ġ. “Elektrik Üretim Sektör Raporu” 2008. 25 Mart 2011. <http://www.enerji.gov.tr/BysWEB/DownloadBelgeServlet?read=db&fileId=49272&gt;