Ben İstanbul Aşığıyım Yalanı

Dün Cüneyt Özdemir’in 5N 1K programını izliyordum. Konu son günlerde çok popüler olan Kanal İstanbul ve iki şehir projeleri. Konuklar Ali Ağaoğlu, Sinan Yen ve Doç. Dr. Murat Cemal Yalçıntan (MSÜ. Öğr. Görevlisi).
Konuklar iki kutup oluşturmuş. Ali Ağaoğlu ve Sinan Yen AK Parti’nin projelerini desteklerken, Yalçıntan ise muhalif görüşler belirtiyor.

Öncelikle şunu belirteyim, iki proje de sadece seçim projesidir. Henüz tam anlamıyla bir proje ortaya konmamıştır. Bunlar, Ali Ağaoğlu’nun tabiriyle vizyon projelerdir. Bu yüzden böyle projelere muhalefetin yapıcı yaklaşması gerekir.

Yalçıntan, maalesef, benimle bu konuda aynı görüşü paylaşmıyor. Program boyunca projeyi farklı yönlerden eleştirdi. Eleştirmesini doğal karşılıyorum, fakat bu eleştiriler yapıcı eleştiriler de değildi. Her ne kadar açıkça söylememiş de olsa, yaptığı eleştiriler, bu projeler yapılmasın, mevcut olan değişmesin yönünde muhafazakar söylemler içeriyordu.

Daha sonra, Yalçıntan, İstanbul’daki yeşil alan azlığından bahsetti. Bahsi geçen projelerin yeşil alanı arttırmayacağını iddia etti. Barcelona, Venedik ve Roma gibi şehirlerden örnek verdi. Tam bu noktada Cüneyt Özdemir ona İstanbul da güzel bir şehir değil mi, diye sordu. Cevabı: Ben bir İstanbul aşığıyım oldu.

İşte burada çok can alıcı bir çelişki var. Hatta birkaç çelişki var. Yalçıntan, öncelikle vizyon projelere peşinen karşı çıkıyor. Bu projelerin yapılmaması gerektiğini iddia ediyor. Daha sonra İstanbul ile ilgili şehirsel problemlerden bahsediyor. İstanbul’un bir dünya kenti olmadığını söylüyor. Yeşil alan azlığı, trafik, hava kirliliğinden bahsediyor. En son da “ben bir İstanbul aşığıyım” diyor.

Galiba, insanlar TV’ye çıktıklarında bu tarz sözlerden kaçamıyorlar. Kendimden örnek vereceğim. Ben İstanbul aşığı filan değilim. Hiç kendimi kandırmıyorum. Tabii ki, her insan yaşadığı şehre bir aidiyet duygusu duyar. Fakat, sevdiklerimi, hayat tarzımı, çevremi alıp daha güzel bir şehre olduğu gibi taşısanız, kesinlikle hayır demem.

Öncelikle kabul etmek lazım seviyemizi. Sayın Yalçıntan’a katılıyorum. İstanbul dünya kenti değil. Daha da çok yolu var. Yolu, suyu, havası, kaldırımı, sokakları, pisliği, binaları, gürültüsü ve daha birçok şeyi dünyadaki birçok şehre göre çok kötü. Bu yüzden de ben İstanbul’a aşık değilim. Yukarıda adı geçen projeleri de destekliyorum bu yüzden. Hatta, mümkün olsa İstanbul – suriçi İstanbul hariç – yıkılsın, baştan yapılsın. Bu mümkün olmadığına göre bir yerden başlamak lazım.

Bu projelerin de sadece iktidarın eseri olmasını istemiyorum. Muhalefetinde bu projelere katılımcı olması gerekir. Umarım, muhalefet beklediğim yapıcı tavrı gösterir ve projelerle ilgili üstüne düşen görevi yapar.

5N 1K 11.05.2011

Programı izlemek için: http://video.cnnturk.com/2011/programlar/5/12/5n1k-11-05-2011

Edebiyat

Bugün yazmak için başka şeyler düşünüyordum ama Sayın Başbakan ülkenin tamamının olduğu gibi benim blogumun da gündemini altüst etti. İster istemez, Kanal İstanbul hakkında bişeyler yazacağım. Evvela söylemekte fayda var, projenin içeriği hakkında çok az bilgim var, daha bakmadım. Anladığım kadarıyla, proje bir seçim projesi, henüz detaylandırılmamış.

Sosyal medya gerçekten hayatımızı çok değiştirdi. Proje açıklanmadan ve açıklandıktan sonra, onlarca hatta yüzlerce tweet, facebook status okudum. Çok hızlı bir şekilde destekleyenler ve karşı çıkanlar cepheleri oluştu. Kemal Kılıçdaroğlu bile tweet’iyle iktidarın projesine tepkisini verdi:

Çocukları köyden okula götüren yollar yokken, İstanbul’u kazmak sorumsuzluktur. Çılgın oldukları belliydi ama deli olduklarını bilmiyorduk.

Karşı çıkan kesimden başka tepkiler ise halk aç, yol yok, çocuklarımız okula gitsin, ekmek almaya parası yok milletin, yandaşların cebi dolacak vs. vs. İnsanlar elbetteki muhalif olabilirler. Bir projeye karşı çıkabilirler. Ama verilen tepkilerin sadece çok azı proje üzerine yapılan eleştiriler. Geri kalanı ise, klasik fakir halk edebiyatı; sucu çocuk simitçi çocuk edebiyatı, merdiven silen kadın hademe edebiyatı…

Kemal Kılıçdaroğlu yukarıdaki eleştirisini twitter üzerinden yaptı. Twitter ile yüzbinlere ulaştı. Hatta çocukların okula gidebilecek yolu yok dediği o köylere bile ulaştı. Hani satılmasına çok karşı çıktıkları Türk Telekom’un götürdüğü internetle ulaştı Kemal Kılıçdaroğlu. Somut örnek vermeyi severim. Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Saltık köyüne ulaştı – bizati biliyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu – şu 2011 yılında – sen de söyle hangi köyde yol yoksa, gerekli girişimleri yapalım Köydes ve belediyeler nezdinde. Emin ol Kanal İstanbul bir köy yolunun yapılmasına engel olmaz.