Her Suale Cevap Verilir

Ayşe Nazlı Söylet okuldaki bir dersi için bir ödev yapıyor. Bu ödevle ilgili insanlara bazı sorular sorup cevaplarını alması gerekiyormuş. Bu soruları bana da yolladı. Ondan izin alarak soruları ve cevaplarımı burada paylaşıyorum.

Bu sorular Cult 444- Gender and Sexuality in Turkey dersi için hazırlanmış olup, verdiğiniz cevaplar yalnızca ben ve hoca tarafından görülecektir. Zaten soruları direk cevapları ile yazmayacağım, sorulara verilen cevaplarda şöyle yorumlar görüldü tarzında yazacağım. Cevaplamak istemediğiniz soru olursa boşveriniz ama boşvermemeniz tabi daha iyi Sorulara evet-hayır- zannetmiyorum vb. gibi kısa cevaplar yerine açıklayıcı cevaplar yazmanız çok daha iyi olur. Cevapları istediğiniz uzunlukta yazmak tabi ki mümkündür Sorular bittikten sonra, keşke şöyle bir şey de sorsaydın dediğiniz bir soru varsa, memnuniyetle ekleyebilirim. Sorular da yorumlara açıktır..

şimdiden çok teşekkür ederim.
Ödevin ana konusu : ” başörtüsü ve medya ilişkisi” – bu çok geniş bir başlık ancak sorularla beraber konu da daralacak tabii.

Soru 1:

Türkiye’deki başörtü konusunu- sorununu- olayını temelde, ‘kadın mevzusu’ olarak mı görüyorsunuz yoksa bu sadece ‘başörtülü kadınları’ ilgilendiren bir konu mudur? Kadın mevzusu ise neden böyle görüyorsunuz? Başörtülü kadın mevzusu ise neden böyle görüyorsunuz? ( temelde kadın konusu mudur demekle ne kastettiğimi daha ayrıntılı bilmek isteyen olursa : anazli@su.sabanciuniv.edu) 

Cevap 1:

Kadın mevzusu/Başörtülü kadın mevzusu sığ kalır bence bu sorunu tanımlamak için. Sadece kadınlarla ilgili bir sorun olsa kadınlar kendi aralarında hallederdi. Ama çoğunluğu erkek olan siyasilerimiz bu sorunu çözmeye çalıştıkları için ve yıllardır çözemedikleri için bu sorun toplumun tamamının sorunu haline gelmiştir.

Soru 2:

Medyanın, değişen toplumun ve söylemlerin de etkisiyle oluşan ‘başörtülü kadın’ kategorisi hakkında düşünceleriniz nedir? Bu kategori Türkiye’de her zaman mevcut muydu yoksa son zamanlara ait bir söylem midir? Bu kategori sizce daha önceden belirlenmiş midir yoksa kullanımı arttıkça mı belirlenmiştir? 

Cevap 2:

Bu kategori sonradan oluştu. Toplumun muhafazakar kesimi ile muhafazakar olmayan kesimi arasındaki çatışmalar sonucu iki taraf arasında kopukluklar oluşuyor. Bu yüzden başörtülü kadınlar ile başörtülü olmayan kadınlar iki farklı kesim haline geldi toplumda. Zaten farklı olmaları anlaşılabilir ama bu ayrım giderek daha da derinleşti bence. Sadece başörtülülerin üniversitelere alınmaması bile onları sosyal hayatta belli bir konuma itti. Bu kategorileşmenin olması bu yüzden kaçınılmaz.

Soru 3:

Üst soruyla bağlantılı olarak; ‘başörtülü kadın’ söylemini kullanmak yeni bir ‘gender sınıfı’ yaratır mı? 

Cevap 3:

Hayır yaratmaz. Her ne kadar bir erkek olarak iki kesim bana çok farklı görünse de, kıyafetlerin altında bir kadın olduğu gerçeği değişmiyor.

Soru 4:

Medya ‘başörtülü kadın’ söylemini nasıl kullanmaktadır? Hangi amaçlarla kullanmaktadır?

Cevap 4:

Medya toplum için bir norm belirlemeye çalışıyor. Bu konudaki norm başörtülü olmamaktır. Başörtülü olmak ise anormaldir. Bu yüzden genel olarak kadından bahsederken, hep başörtüsüz kadından bahseder medya. Kullandığı görseller de bu yöndedir. Ancak başörtülü kadınlardan bahsederken, başörtülü kadın görseli kullanır. Medyanın bize verdiği kadın deyince aklımıza başörtülü kadının gelmemesidir.

Soru 5: 

‘başörtülü kadın’ kalıbını kullanmak ayrımcılık mıdır? Direk ‘kadın’ kelimesini kullanmak yerine, haberlerde vb yerlerde ‘başörtülü’ vurgusu yapmak bir amaç dahilinde midir?

Cevap 5:

İster istemez başörtülü kadınları bu şekilde adlandırıyorlar. Ama kadınları, kadınlar ve başörtülü kadınlar diye ikiye ayırdıkları da doğru.

Soru 6:

Medya kuruluşlarında, neden başörtülü çalışan sayısı oldukça azdır? Başörtülüler neden her medya kuruluşunda çalışamamaktadır? 

Cevap 6:

Sadece medya kuruluşları değil, birçok sektör ve kamu alanı için geçerli bu. O yüzden medya kuruluşlarını suçlamak doğrı değil.

Soru 7:

Başörtüsü konusunun medyada bu kadar çok yankı bulması, konuşulması, tartışılması sizi etkiliyor mu? Etkiliyorsa, nasıl ve hangi durumlarda etkiliyor? Gerçek hayatta buna bağlı bir deneyim yaşadınız mı?

Cevap 7:

Etrafımdaki başörtülü kadınlar adına üzülüyorum. Etkisi bu şekilde oluyor. Onun dışında, ülkemizin çözülemeyen sorunlarından bir tanesinin bu olması trajikomik.

Soru 8:
“Başörtülü kadınlar ve kızlar büyük acılar yaşıyor, ezici çoğunluğu yoksul, bir kısmı asgari geçim derdinde, doğru dürüst iş bulamıyorlar, araştırmalara konu olduğu üzere, iş bulabildikleri yerlerde de yarım ücret alıyorlar, kötü şartlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Başörtüsünü araçsallaştıranlar ise para, şöhret ve statü kazandıkça cemaati, sıradan Müslüman halkı, içinden çıktıkları ve nimetinden istifade ettikleri çevreleri, mahallelerini küçük görmeye, onların mütevazı, dindarâne hayat tarzlarına ve masum taleplerine tepeden bakmaya başladılar. Yetkin birer fakih edasıyla dinin asli referanslarını keyfi okuma ve yorumlara tabi tuttular veya ikincil referans çerçevesi durumuna düşürdüler. Dinî hayatın ve tesettürün anlamını yitirdikleri gibi dinin dilini de bir kenara bıraktılar.

12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde “başörtülü aday” konusunun gündeme gelmiş olmasında ‘iyi saatte olsunlar’ın payı var mı? Elbette bu platform içinde yer alanların tamamına yakını iyi niyetli insanlar ve artık başörtülülerin de diğerleri gibi siyasi haklarını kullanmaları mücadelesini veriyorlar. Bu hanımları istisna ediyorum. Ama içlerinde öyleleri var ki, başından beri ilişki ve sıkı dostluk içinde oldukları bazıları, kendilerine İslamî çevreleri ve İslamî hareketleri içeriden çökertmek, zihinsel haritayı değiştirmeyi görev yapmışlardır. Birer ‘beyaz casus’ gibi beşinci kol faaliyeti yürüten bu kimseler devşirme ve zihin haritasını değiştirme işinde bir miktar başarılı da oldular. Bunların bazıları son olaylar dolayısıyla deşifre oldular”

Siz de bu fikirlere katılıyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Cevap 8:

Bu soruyu sorduğun için çok sevindim. Bu fikirlere katılıyorum.

Maalesef, AKP önemli bir sınavı geçemedi. Yıllarca üzerinden siyaset yaptığı başörtüsünü meclise sokmayı denemedi bile. Bir “Merve Kavakçı” hadisesi tekrar olmayacaktı kesinlikle.

Burada AK Parti erkeklerinin içlerindeki çelişkilerin açığa çıkışını gördük. Hatta, muhafazakar olarak adlandırılan bir kısım gazeteci yazar bu konu hakkında içlerinde yenemedikleri çelişkileri ortaya döktüler. Bu insanlar yıllardır, başörtülü kadın adına mücadele veren insanlar. Başörtülü kadın üniversiteye gitsin diye yıllardır siyaset yapan insanlar. Ama, bu olay sonucunda anlaşıldı ki, bu insanlar kadına eşitçil yaklaşamıyorlar. Ellerindeki güce rağmen, başörtülü kadının meclise girmesini istemediler. Demek ki, üniversiteye gitmesini de istemiyorlarmış. Siyaset gereği yapılmış bütün bunlar. Yada başörtülü kadın üniversiteye gitsin ama mezun olduktan sonra yine evinin kadını olsun görüşü var bunlarda. Ev kadınlarına lafım yok kesinlikle (başörtüsüz ev kadınları da var sonuçta). Ama başörtülü kadına sosyal hayatta farklı roller oynama şansı da verilmeli.

Soru 9:

http://www.youtube.com/watch?v=AAo8WVoNyLI&feature=related– aile sigortası
http://www.youtube.com/watch?v=nYYwwSkoIZ8- internet reklamı

Chp’nin seçim kampanyası için kullandığı bu reklam filmlerinde, iki reklam arasında bir fark görüyor musunuz? Birinci filmdeki ailede annenin örtülü olması, ikinci filmde gençler arasında başörtülü olmayışı gözünüze çarptı mı? 

Cevap 9:

Hayır, dikkatimi çekmedi. Yıllardır medya zaten hep bunu sunuyor bize. CHP’nin görüşleri de bunu öngörüyor. Bu görüş şudur: Başörtüsü tamamen geleneksel bir kıyafet biçimidir. Yaşlılar, teyzeler, anneler, vs. başörtü takabilir ama gençler başörtüsü takarsa bu siyasete araç olmak demektir.

Soru 10:

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz Sibel Üresin ve bir süredir dipnot’da yazmakta olan Esra Elönü’yü tanıyor musunuz? İki hanımın, başörtülü olmaları daha medyatik olmalarında etkili olmuş mudur? Başörtüsü onlar için bir avantaj ya da dezavantaj olmuş mudur? Başörtülü olmasalardı da bu kadar dikkat çekerler miydi? 

Cevap 10:

Esra Elönü’yü tanımıyorum. Sibel Üresin söyledikleri ile başörtülü olmasa da aynı ilgiyi çekerdi diye düşünüyorum.

Soru 11:

Ayşe Arman’ın başörtüsü takarak yaptığı haberi hatırlıyor musunuz? Sizce neden bu kıyafeti tercih etmiştir? Başörtüsünü, haber dizisinin popülerliği için kullanmış olabilir mi? Ayşe Arman’ın yazdıklarını okuduysanız, hiç kendinizi özdeşleştirdiğiniz bir konu oldu mu? Etrafınızdaki kimselerden, Ayşe Arman’a hak verdiğini söyleyen olmuş muydu?

Cevap 11:

Ayşe Arman’ı hiç okumadım. Çok bir kaybım da olmadı bu yüzden. Bu soruya cevabım yok bu yüzden maalesef.

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s